Hangi Beden: Söz, İmge ve Jouissance Arasında

Hangi Beden: Söz, İmge ve Jouissance Arasında

Freud, Ben ve O adlı eserinde “Ben, her şeyden önce bedensel bir Ben’dir” der. Bu önerme, insanın yalnızca bir bedenle dünyaya gelmesinin o bedeni kendisininmiş gibi yaşayabilmesi için yeterli olmadığını düşündürür. Bedenimizi içeriden duyumsarız; fakat onu aynı zamanda aynada, Öteki’nin bakışında ve hakkımızda söylenen sözler aracılığıyla tanırız. Bu nedenle “bedenim” dediğimizde sözünü ettiğimiz şey, yalnızca biyolojik olarak verilmiş bir beden değil; geçmişimiz, ilişkilerimiz ve dil içinde şekillenmiş öznel bir deneyimdir.


J.-D. Nasio, Jacques Lacan’ın Kuramı Üzerine Beş Ders adlı eserinde psikanalizin bedenini cinsel, simgesel ve imgesel boyutlarıyla ele alır. Cinsel beden, jouissance’ın belirli bölgelerde yoğunlaştığı kısmi bedendir. Simgesel beden, sözcüklerin izini taşıyan ve öznenin söylemi içinde gösteren değeri kazanan bedendir. İmgesel beden ise öznenin dışarıdaki bir görüntüden hareketle kendisine ait saydığı bütünlüklü biçimdir. Bu ayrımlar, bedenin ne yalnızca üzerinde konuşulan bir nesneye ne de çözülebilecek kapalı bir mesaja indirgenebileceğini gösterir.


Özge Soysal’ın bedeni “sözcüklerle biçimlendirilmiş, sözcüklerin kat ettiği bir yabancı” olarak ele alması, beden ile Öteki arasındaki ilişkiyi düşünmek için başka bir kapı aralar. Beden bize aittir; ancak her zaman irademize uymaz. Bazen özne unutmak isterken tekrar eder, konuşmak isterken sesi kesilir, uzaklaşmak isterken kendisini aynı yerde bulur. Semptom da bu yabancılığın içinde, öznenin sözü, bedensel deneyimi ve farkında olmadığı doyum arasında şekillenir.


Bu tematik atölyede beden, herkese uygulanabilecek hazır anlamlar veya simgeler üzerinden yorumlanmayacaktır. Bir bedensel olayın öznenin sözünde nasıl yer kazandığını, semptomun anlatıyı nerede kestiğini, Öteki’nin bakışının beden imgesini nasıl biçimlendirdiğini ve “konuşan beden” ifadesinin ne anlama geldiğini birlikte düşüneceğiz. Bedenin sözcüklerle çevrelenebilen yanlarının yanı sıra, sözün ve imgenin dışında kalan gerçeğine de odaklanacağız. Kuramsal okumalarla klinik sorular arasında bağ kurmayı amaçlayan çalışmada, bedene sahip olmak ile o bedeni kendisininmiş gibi yaşayabilmek arasındaki mesafeyi tartışacağız.


Çalışmanın temel metni J.-D. Nasio’nun Jacques Lacan’ın Kuramı Üzerine Beş Ders kitabındaki “Beden” bölümü olacaktır. Freud’un Ben ve O, Dürtüler ve Yazgıları ve Bir Histeri Vakası Analizinden Parça metinleriyle Özge Soysal’ın Toplumsal Bağ Kapsamında Öteki Figürleri ve Beden: Kimin Bedeni, Kimin Kararı? başlıklı yazısının okunması çalışmaya eşlik edecektir.


Bu atölye psikanalitik kuram üzerine okumalar yapan, bu alanda çalışan veya beden sorusunu psikanalitik bir perspektiften düşünmek isteyen katılımcılara açıktır.


Atölye tarihleri: 20 Mart, 27 Mart, 3 Nisan Cumartesi günleri saat 15:00-16.30
İrtibat İçin: Klinik Psikolog, Formasyonda Psikanalist (A.L.I.) Nilhan Algan:
nilhanalgan@hotmail.com.

Diğer Tematik Atölyeler